Schengen
Schengen Nedir? 
ÖZET:

Avrupa Birliğinde 1995’te yürürlüğe giren Schengen Sözleşmesi ile bu Sözleşmeye taraf ülkeler aralarındaki sınırlardaki ("iç sınır’" denilmektedir) kontrollerini kaldırmışlardır. Böylece, oluşturulan Schengen bölgesinde dış sınır kontrollerinde ortak uygulama ve kurallar hayata geçirilmiştir. Bu işbirliği vize, polis ve yargı alanlarındaki işbirliğini kapsamaktadır. Schengen’e üye ülkeler şunlardır: Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İspanya, İsveç, İtalya, Lüksemburg, Macaristan, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya, Yunanistan. Ayrıca, AB’ye üye olmayan İsviçre, İzlanda ve Norveç de Schengen ülkeleri ile özel bir anlaşma imzalayarak, aynı uygulamaları benimsemişlerdir.

 

Bir yabancı Schengen bölgesine üye ülkelerden birinin vizesi ile girdiğinde diğerine serbestçe seyahat edebilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta Schengen vizesi hangi ülke için alındıysa ilk seyahat o ülkeye yapılmalıdır. Örneğin İtalya için alınan vize ile önce Almanya'ya gitmek mümkün değildir. Ancak bir kere İtalya'ya gidildi ise sonraki seyahatlerde diğer Schengen ülkelerine seyahat etmek mümkündür. Seyahatin süresi vizenin üzerinde kayıtlı süre ile sınırlıdır. AB Komisyonu Schengen uygulamalarına ilişkin önerilerde bulunmakla sorumludur. Schengen ülkeleri ortak SIS veya Schengen Information System adı verilen bir veri tabanından yararlanırlar. Bu veri bankasında, Schengen ülkelerine girmesi gereken kişilerle ilgili bilgiler başta olmak üzere çeşitli bilgiler yer alır ve üye ülkelerin yetkili makamlarının kullanımına açıktır.


DETAYLAR:

TEK TİP SCHENGEN VİZESİ NEDİR?
Asağıda örnek olarak verilmis sebeplerden dolayı Schengen bölgesine girmek ve burada kısa
süreliğine kalmak için gerekli bir izindir;

• akraba veya arkadas ziyareti
• turist olarak
• is için
• bir konferansa katılmak üzere
• veya sadece transit geçis için

Vize sınırlı bir süre için ve altı aylık dönemde en fazla 90 gün için geçerlidir.
Schengen ülkelerinin herhangi biri tarafından verilmis olan vize diğerlerine seyahat için de
geçerlidir. (İstisnai durumlarda vize yalnızca vizeyi veren ülke, ya da hamilinin pasaportu tüm
Schengen ülkelerinde geçerli değilse sadece belirli ülkelere giris için geçerli olabilir).

TEK TİP SCHENGEN VİZEM İLE HANGİ ÜLKELERE SEYAHAT EDEBİLİRİM?
AVUSTURYA, BELÇİKA, ÇEK CUMHURİYETİ, DANİMARKA, ESTONYA, FİNLANDİYA,
FRANSA, ALMANYA, YUNANİSTAN, MACARİSTAN, İZLANDA, İTALYA, LETONYA, LİTVANYA, LÜKSEMBURG, MALTA, HOLLANDA, NORVEÇ, POLONYA, PORTEKİZ, SLOVAKYA,SLOVENYA, İSPANYA, İSVEÇ, İSVİÇRE.

SCHENGEN VİZESİ İÇİN TÜRKİYEDEN KİMLER BAŞVURABİLİR?

  • Türk vatandasları ve Türkiyede ikamet eden üçüncü ülke vatandasları.
  • Basvuru sahibinin basvurusunu Türkiyeden yapmasıyla alakalı yeterli gerekçe sunması halinde yasal olarak Türkiyede bulunan fakat Türkiyede ikamet etmeyen üçüncü ülke vatandasları

 

VİZE BAŞVURUMU İNCELEYİP BAŞVURUMA İLİŞKİN KARAR VERMEYE HANGİ ÜYE
DEVLET YETKİLİDİR?
Tek tip bir vize basvurusunu inceleyerek basvuruya iliskin karar vermeye asağıdaki Üye Devletler yetkilidir;

(a) Seyahat/seyahatler sırasında ziyaret edilecek tek ülke kendi toprakları olan Üye Devlet,

(b) Ziyaret sırasında farklı ülkelere gidilecekse toprakları seyahat süresi veya kalıs sebebi
bakımından esas varıs noktasını teskil eden Üye Devlet,

(c) Seyahat süresi veya kalıs sebebi bakımından esas varıs noktasını teskil eden birden fazla
Üye Devlet olması halinde, bu Üye Devletlerden herhangi biri,

(d) Esas varıs noktasının belirlenememesi halinde, basvuru sahibinin Üye Devletlerin
topraklarına girmek için dıs hudutlarından geçeceği Üye Devlet

BAŞVURUMU NEREYE YAPABİLİRİM?
Basvurular, gidilecek ülkenin konsolosluğuna doğrudan veya bu amaçla belirlenmis bir hizmet
sunucu firmaya yapılabilir.

 

VİZE BAŞVURUMU İNCELEYEREK BAŞVURUM HAKKINDA KARAR VERME YETKİSİ
OLMAYAN BİR ÜLKEYE BAŞVURU YAPARSAM NE OLUR?
Bir basvuru yapıldığında Üye Devlet bunu inceleyerek karar verme yetkisi olup olmadığını
değerlendirir. Üye Devlet bu konuda yetkili değilse derhal basvuru formunu ve basvuru sahibi
tarafından ibraz edilen tüm belgeleri vize ücreti ile birlikte iade ederek hangi Üye Devletin yetkili
olduğunu belirtir.

VİZE ÜCRETİ

  • Basvuru sahipleri 60 EUR vize ücreti öder.
  • 6 ila 12 yas grubundaki çocuklar 35 EUR vize ücreti öder.
  • Rusya Federasyonu, Ukrayna, Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti (FYROM), Sırbistan,Karadağ, Bosna - Hersek, Arnavutluk, Moldova Cumhuriyeti ile Gürcistan uyruklular 35 EUR öder.

Dikkat! Ücret, vize basvurusunun incelenmesi için ödenir dolayısıyla vize verilmemesi
halinde iade edilmez.
(Üye Devletler ödemenin TL cinsinden ve/veya bir banka hesabına yapılamasını talep edebilirler.

VİZE ÜCRETİNDEN MUAF BASVURU SAHİPLERİ
Asağıdaki kategorilerden herhangi birindeki basvuru sahipleri vize ücretinden muaftırlar:

(a) Altı yasından küçük çocuklar;
(b) Arastırma veya eğitim amaçlı seyahat eden ilköğretim öğrencileri, üniversite öğrencileri,
yüksek lisans öğrencileri ve beraberindeki öğretmenleri;
(c) Bilimsel arastırma yapmak üzere Topluluk içerisinde seyahat eden, üçüncü ülkelerden
arastırmacılara Üye Devletler tarafından tek tip vize verilmesini sağlamayı amaçlayan
Avrupa Parlamentosunun 2005/761/EC sayılı Tavsiye Kararı ile 28 Eylül 2005 tarihli
Konsey toplantısında belirtildiği sekliyle, bilimsel arastırma yapmak üzere seyahat eden,
üçüncü ülkelerden arastırmacılar;
(d) Kar amacı gütmeyen örgütler tarafından düzenlenen seminer, konferans, sportif,
kültürel veya eğitim aktivitelerine katılan yine kar amacı gütmeyen örgütlerin 25 yas ve
altındaki temsilcileri;
(e) Birlikte seyahat eden ya da seyahat kapsamında bir araya gelecek AB, Norveç, İzlanda,
Lihtenstayn ve İsviçre vatandaslarının akrabaları.
Not: Bazı Üye Devletler belirli kategorilerdeki basvuru sahipleri için ayrıca vize ücreti muafiyeti
uygulayabilir.

HİZMET ÜCRETİ
Üye Devletin bireysel uygulamasına bağlı olarak, harici bir hizmet sağlayıcısı tarafından ek hizmet ücreti talep edilebilir.

BAŞVURU NE ZAMAN YAPILABİLİR?
Vize basvurusu, ziyaretin planlandığı tarihten en az 15 takvim günü önce yapılmalıdır. Ziyaretin
baslangıç tarihine üç aydan daha uzun bir süre varsa, basvuru yapılamaz.
Ziyaretin planlandığı baslangıç tarihine 15 takvim gününden daha az bir süre kalmasına rağmen
yapılan basvurular kabul edilebilir; ancak, basvurunun değerlendirilmesi 15 günü bulabildiği için
vize kararı, basvuru sahibinin seyahatine baslamayı planladığı tarihten SONRAYA kalabilir.
Randevu sisteminin uygulandığı yerlerde tespit edilmis olan zaman sınırlamalarına uymak ve
gereken tedbirleri almak, basvuru sahibinin kendi sorumluluğudur.
En az altı ay geçerliliği olan çoklu giris vizesi bulunan bir kisi, elindeki vize geçerliliğini yitirmeden yeni bir vize için basvuru yapabilir. Ancak verilecek yeni vizenin geçerlilik süresi, mevcut vizenin geçerlilik süresinin dolmasını müteakip baslatılır: bir bireye, geçerlilik tarihleri çakısan iki ayrı vize verilemez.
Bununla birlikte vize basvurunuzu yaparken, gitmek istediğiniz ülke ve Türkiye'de milli bayramlar
dolayısıyla uygulanan tatil günlerini de göz önünde bulundurmanız tavsiye olunur. Tatil
dönemlerinde, bazı konsolosluk hizmetlerinde yavaslamaların olabileceğini lütfen unutmayınız.

BAŞVURUMU TESLİM EDEBİLMEK İÇİN RANDEVU ALMAM GEREKİYOR MU?
Basvuru sahiplerinden, basvurularını teslim etmek üzere randevu almaları talep edilebilir.

SEYAHAT BELGELERİNDE (PASAPORT) KABUL EDİLEBİLECEK ASGARİ GEÇERLİLİK SÜRESİ NE KADARDIR?
Tek girisli vize basvurusu yapılıyor ise, sunulan seyahat belgesinin, kisinin Üye Devlet sınırlarını
terk etmeyi planladığı tarihten itibaren en az üç ay süreyle geçerliliğini koruyacak bir belge olması gerekmektedir.
Çok girisli vize basvurularında ise, sunulan seyahat belgesinin, kisinin Üye Devlet sınırlarını terk
etmeyi planladığı en son tarihten itibaren en az üç ay süreyle geçerliliğini koruyacak bir belge
olması gerekmektedir.
Seyahat belgesinde en az iki sayfa olmak üzere yeterli sayıda bos sayfa BULUNMALIDIR–
bunlardan biri, vize etiketinin yapıstırılacağı sayfa olup diğeri ise sınır kontrol makamlarının
basacağı mühür için kullanılacaktır.

PASAPORTUM ÜZERİNDE VİZE BASVURUMUN UYGUN OLDUĞUNA DAİR BİR DAMGA
OLMALI MI?
Bir basvuru uygun görüldüğü takdirde yetkili konsolosluk, basvuru sahibinin seyahat belgesine bir damga vurur.
Bu damga, basvuruyu inceleyen Üye Devletin hangisi olduğunu, basvurunun tarihini (örn:
22.4.2011) ve vize basvurusunu değerlendiren makamı gösterir.
Bu damga, herhangi bir yasal sonuç doğurmaz ve vize basıldığında etiket, damganın vurulduğu
sayfaya yapıstırılır.
Diplomatik ve hizmet pasaportları damgalanmaz.

HERHANGİ BİR MÜLAKATA GİRMEM GEREKİYOR MU?
Basvurunuzun incelenmesi sırasında konsolosluk tarafından mülakat daveti yapılabilir.

BASVURUM NE ZAMAN SONUÇLANIR?
Uygun bulunan basvuru, yapıldığı tarihten itibaren 15 takvim günü içinde karara bağlanır.
Özellikle basvurunun ayrıntılı bir tahkikat gerektirdiği bazı durumlarda bu süre, azami 30 takvim
gününe kadar uzatılabilir.
İstisnai olarak, özel bazı durumlarda ek bir takım belgelerin sunulması gerektiğinde, bu süre azami
60 takvim gününe çıkabilir.

VİZE BASVURUM REDDEDİLİRSE NE YAPABİLİRİM?
5 Nisan 2011 tarihinden itibaren getirilen uygulamayla, vize basvurusu reddedilenlere durumları
resmi bir mektup aracılığıyla bildirilir. Bu kisilerin, ilgili Üye Devletin ulusal kanunlarına uygun
olarak kararı temyiz etme hakları bulunmaktadır.
Temyiz islemleri, basvuruyla ilgili nihai kararı veren Üye Devlete karsı ve o Üye Devletin ulusal
kanunları uyarınca yürütülür.
Her bir Üye Devlet temiz hakkı ile basvurunun yapılabileceği yetkili makam ve basvuru süresi de
dâhil olmak üzere temyiz hakkının kullanımına iliskin prosedürleri ve ulusal kanunda referans
alınacak ilgili bölümleri belirtir.
Bu bilgileri ret kararı ve gerekçesini bildirmek üzere tarafınıza verilecek olan formda bulabilirsiniz.

SCHENGEN VİZESİYLE SEYAHAT EDERKEN HANGİ BELGELERİ YANIMDA
BULUNDURMALIYIM?
Sadece Schengen vizenizin olması, Schengen Bölgesine (yani Schengen vizesi veren ülkelerin
topraklarına) otomatikman giris hakkınız olduğu anlamına gelmez.
Vize alan kisi dıs sınırlara geldiğinde kendisinden, kalmayı planladığı süre için kalıs amacını ve
kosullarını; hem kalıs süresi boyunca hem de mensei ülkesine dönüsüyle veya girisinin kesin
olarak kabul göreceği üçüncü bir ülkeye transit geçisiyle ilgili giderleri karsılayacak yeterli
kaynağının bulunduğunu veya bu araçları kanuni yollarla edinebilecek durumda olduğunu
gösteren belgeler sunması istenebilir. Bununla birlikte basvuru sahiplerinden, Üye Devletlerin
sınırları dâhilinde geçerli olacak ve planlanan kalıs veya transit geçis süresinin tamamını
kapsayacak yeterli bir seyahat sağlık sigortasına sahip olmaları da istenir (ayrıntılar için yukarıdaki
bölüme bakınız).

AİLE MENSUPLARIM AB/AEA VATANDASI İSE HANGİ KURALLARA TÂBİYİM?
Sayet AB/AEA veya İsviçre vatandası olan bir bireyin ailesinin mensubu iseniz, asağıdaki kosulları
karsıladığınız sürece hızlandırılmıs serbest vize prosedüründen faydalanabilirsiniz:
1.- AB/AEA veya İsviçre vatandası olan bir bireyin (veya bu bireyin esi/ kayıtlı partnerinin) ailesine
mensupsanız (bu kapsamda yer alanlar: es, kayıtlı partner, 21 yasından küçük çocuk veya
bakmakla yükümlü olunan aile mensubu); VE
2.- AB/AEA veya İsviçre vatandası olan o birey, vatandası olduğu Üye Devletten baska bir Üye
Devlette ikamet ediyor veya ikamet almak üzere o ülkeye seyahat ediyorsa; VE
3.- AB/AEA veya İsviçre vatandası olan bireye eslik ediyor veya birlikte ikamet etmek üzere
kendisiyle bir araya gelmeyi planlıyorsanız.
Vize basvurusu, AB/AEA veya İsviçre vatandası olan o bireyin mensei ülkesinin konsolosluğuna
değil anılan bireyin ikamet etmeyi planladığı ülkenin konsolosluğuna yapılmalıdır.
Sayet vize kolaylığından faydalanabileceğinizi düsünüyorsanız, vize basvurunuzu yaparken bu
kriterleri karsıladığınızı kanıtlayan belgeleri sunmanız gerekmektedir.


The Visa Barrier in Turkey-EU Relations 

Most of the studies and analysis tend to accentuate the role of Turkey as a migrant-sending country. As such, the bulk of the present research revolves around the scale and nature of possible inflows of Turkish immigrants into the EU, once Turkey joins the Union. These studies tend to result in speculative and often populist arguments based on ungrounded assumptions, which neglect the changing nature of migration dynamics in Turkey-EU relations. Turkey can not be solely confined to an emigrant country anymore, but in time, stemming from the economic and political changes and conjectural shifts in the neighbourhood, it has become an immigrant as well as a transit country.

 

Although Turkey is neither the migrant-sending country of the 1960’s nor the political asylum-seeker generating country of the 1980’s, the strict visa policy for Turkish nationals- initiated in the 1980s- are sustained and even the mere idea of lifting visas is met with severe criticisms by some Member States. The shadow of the past dominated by fears of once migrant-receiving countries and detached from the economic and political reality of new Turkey, continue to be effective. Despite the paradigmatic changes on the ground such as the evidence of “return migration” from Germany and legal implications of the recent case law by European Court of Justice confirming the illegality of visas applied to Turkish citizens, the visa application persists.

Although the Turkish public at large and particularly various categories (Erasmus students, academics etc.) are adversely affected by the visa requirement, Turkish business community is perhaps the first and foremost group, the members of which experience the negative impact most directly and to a greater extent. While the goods circulate freely due to the Customs Union, the business people, who manufacture and trade these goods have to overcome the visa barrier. Sometimes the visa application procedure may take so long that the visa is issued only after the due date of a fair/tender or a meeting they would like to attend. Also, the quality (violation of privacy and confidentiality) and the quantity of documents (exceeding 20) that need to be submitted have reached inconceivable and preposterous levels to the extent of derailing the international connections of the business circles.

The results of the “Visa Hotline Project” confirm this. This project conducted by Economic Development Foundation (İKV) and Brussels-based European Citizen Action Service (ECAS) with the support of Union of Chambers and Commodity Exchanges of Turkey (TOBB) received well over 1,000 complaints in Turkey and abroad in 2 months time. It is the first civil initiative documenting the visa problem with real-life stories of the “visa victims” from different walks of life. It lays down visas as a major barrier in front of people-to-people contacts and the negative impact it has on trade, investment and business opportunities. The project also reveals the feelings of injustice, discrimination and humiliation voiced by Turkish business community and shared by other segments of society, which lead to reactive/emotional EU opposition in some cases.

The visa practices create unfair competition by erecting a non-technical barrier to trade, not only due to Article 41 (1) of the Additional Protocol of the Ankara Agreement but also the Customs Union. In addition to that, their European counterparts are either exempt from the visa requirement or are able to acquire visas in a very short period of time. This in turn puts Turkish business people at a starkly disadvantaged position and hampers arms-length bargaining. It becomes extremely difficult for them to conduct their regular business relations, let alone initiate new business deals.

It should also be noted that Turkey is the one and only candidate country to be in the Customs Union with the EU prior to full membership. This sui generis situation accompanied by the visa barrier have sparked debates in the Turkish public opinion about the need to re-evaluate the Customs Union.

This eclectic picture coupled with a slow-moving accession process has mixed implications. Faced with “closed doors” in the European front, Turkey has turned to its long-neglected neighbours in the vicinity. In an attempt to revitalize trade relations and tourism as well to enhance good-neighbourly relations, Turkey has agreed on visa exemptions for nationals of Syria, Libya, Jordan, Lebanon etc. However, these developments have raised concerns and questions in European circles as to whether Turkey is drifting from EU norms by lifting visas for countries in the EU’s “blacklist”.

On the other hand, of all the candidate and potential candidate countries, Turkey remains the only one today without an official EU roadmap towards visa-free travel. After granting visa-free travel rights to Western Balkan countries (first Serbia, Macedonia, Montenegro and later Bosnia Herzegovina and Albania), now the EU has paved the way for visa liberalization with “Eastern Partnership” countries like Ukraine, Georgia and Armenia and far-east partners like Taiwan in order to enhance business opportunities and to facilitate people-to-people contacts. The same level of political support is lacking in the Turkish case.

Until recently, the major obstacle in the way of visa roadmap was the signing of EU-Turkey Readmission Agreement. Turkish officials have worked in close cooperation and in a constructive manner with their counterparts although this agreement is clearly to the disadvantage of Turkey and the burden of readmission will largely be accrued by the latter. After long negotiations held behind closed doors, the agreement text was finally approved, yet a vague mention of the “visa dialogue and mobility for Turkish citizens” was far from fulfilling Turkey’s expectations. Turkey now openly declares that she will not initial or sign the readmission agreement unless the EU explicitly commits itself to “visa liberalisation”.

Also, EU Minister and Chief Negotiator Egemen Bagis has emphasised in many instances that it is clearly ‘nonsense’ and ‘ridiculous’ that ‘remote countries’ such as Belize, Paraguay and Uruguay enjoy visa-free travel and negotiations are ongoing with Moldova, Russia and Ukraine, but not Turkey. Addressing European diplomats in Brussels he was quoted as saying, “When our citizens are insulted on a daily basis in the consulates of EU states [when they apply for visas], one may ask the question as to why we should help the EU with their problems when we are treated this way.”

On one hand, the EU earmarks substantial amounts of money to ‘communicate’ the Union better, on the other hand it erects barriers in front of the right to free movement. It is surely the sovereign right of the EU Member States to control and oversee their borders, but how can we rationally explain building a higher and more ambiguous wall towards Turkish citizens?

Zeynep Özler Turkey 2012-02-23

 

VİZE SORGULA